Türkiye Değişim Hareketi Kurucu Üyesi Affan Keçeci, Zonguldak eski milletvekili Harun Akın ve TDH Genel Sekreteri Hasan Aydın Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş’ı makamında ziyaret etti. Ziyaretten duyduğu mutluluğu dile getiren Ali Bektaş, Kozlu’nun Türkiye’deki Değişim Hareketi’nin ilk başlangıç yeri olduğunu söyledi.
Değişim hareketinin ciddi bir oluşum olduğunu söyleyen Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş, yola Harun Akın ile birlikte çıktıklarını ve güçlerini halktan aldıklarını söyledi. Ziyarette konuşan Bektaş, “DSP çatısı altında o dönem bugünkü adı bile konmamış olan hareket Genel Başkanımız Mustafa Sarıgül’ün Kozlu mitingiyle start almıştır. Kozlu, Türkiye’deki Değişim Hareketi olarak ilk başlangıç yeridir. Bir parti ve belediye dayanışması olarak Genel Başkanımız Mustafa Sarıgül’ün ziyareti sonrası insanlarımızın beklentisi olan değişim rüzgarı başlamıştır. Değişim Hareketi ciddi bir oluşumdur. Siyasette şahsi olarak hiçbir beklentimiz yoktur, olamaz da. Bizim amacımız çoluk çocuğumuzun ve ülke insanlarımızın mutlu ve huzurlu olmasıdır. Biz insanlarımızı ne kadar mutlu edebilersek bizlerde o kadar mutlu olabiliriz. Bu ciddi olayı CHP’nin bölünme olayı olarak kimse algılamasın. Eğer memleket elden gidiyor diyerek seyretmektense mermilerin önüne atlayıp bu vatanı bizlere teslim eden atalarımıza layık olmalıyız. Memleket bölünüyor ve elden gidiyor, bunu böyle algılamalıyız. Sivas Kongresi’ni hatırlayın, o dönemde inanan insanlar ülkemizi kurtarmışlardır. Bu yola örnek dostluğumuz olan kader arkadaşım Harun Akın’la birlikte çıktık gücümüzü ise her zaman olduğu gibi sizlerden alıyoruz’ dedi.
Türkiye Değişim Hareketi Kurucu Üyesi Affan Keçeci de emniyet teşkilatının en üst seviyesine kadar geldikten sonra siyasete geçtiğini ifade ederek, “Genel Başkanım Mustafa Sarıgül bu hareketin içinde çok yeni isimler olacağını söylemişti. Bende siyasete yeni katılan bir isim olarak ilk kez konuşuyorum. Emniyet Teşkilatının en üst seviyesine kadar geldim. Rahmetli babam polis memuruydu ve birçok ilde Emniyet Müdürlüğü görevinde bulundum. Perşembe gününe kadar da Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Teftiş Kurulu İstanbul Bölge Başkanıyken Mustafa Sarıgül’ün ülkemize çok büyük yarar sağlayacağını, ülkemizi şu çıkmazdan kurtaracağına inandığım için, tıkanan ülkemizde her şeyi aşacağını ve en önemlisi mevcut işsizliği çözeceğine inandığım için bu hareketin içine katıldım. Bundan iki hafta kadar önce Kozlu Belediye Başkanımız Ali Bektaş ve Milletvekilimiz Harun Akın ile birlikte Genel Sekreterimiz Hasan Aydın’ın davetleri üzerine yola çıktık. Buradan Sevgili Kozlulu ve Zonguldaklılara, Türkiye Değişim Hareketi’nin ülkemizin yararına çok büyük hizmetler vereceğini bilmelerini istiyor ve en kısa zamanda partimizin oluşacağı müjdesini veriyorum’ dedi.
Bugünkü tablonun herkesin önünde olduğunu söyleyen Eski Zonguldak Milletvekili Harun Akın ise şunları kaydetti:
“İnsan her gün sokacağa çıktığı zaman bir dakika sonra neyle karşılaşacağını bilemez. O yüzden para, şan-şöhret ve koltuklar bir yana ama hayatın en önemli tarafı böyle kalıcı dostluklardır. Biz Ali Bektaş kardeşimle Zonguldaklı olarak bunu oluşturabildiysek ne mutlu bize. CHP İl Başkanlığı döneminde Kozlu’da bu görevi kendisine verirken ve ‘seninle bu dereleri aşacağız’ dediğimiz dönemlerde törenlerde çelenk koyacak kimsenin olmadığı bir dönemdi. Bugünkü tablo herkesin önünde. Dünyanın hiçbir yerinde Türk insanı gibi oyuna sahip çıkan bir millet yoktur. Geçmişe bir bakın, baraj sorunumuz yok dediğimiz dönemde baraj altında kaldık. Yerel seçimlerde ise Ali Bektaş DSP’den girdiği seçimleri doğru ve düzgün kişiliğiyle, AK Parti’nin elinde olan belediyeyi tez konusu olabilecek bir şekilde 2 bin 500 gibi bir farkla Kozlu’da Belediye Başkanı olmuştur. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde liste dışındaydık ve dinlendik. Partimiz o günkü şartlarda müracaatımızı değerlendirmedi. 2 yıl sonra bizlere karşılıklı iyi niyeti gösteren ve hizmet anlayışını ön plana koyan, Lideri Mustafa Sarıgül’ü seçmiş bir örgütten Zonguldak’ın iki evladına ‘aramıza katılır mısınız?’ teklifi geliyor. Tabi ki bunun ciddiye alınmamızı ortaya gerektirecek bir çalışma olması gerekiyordu. O hareket geçtiğimiz hafta İstanbul’da gerçekleşti. Bu süreç asla kolay bir süreç değildi. Ana muhalefet partisinden istifa etmiştik, yeni kurulacak bir partiden teklif alıyoruz. Burada öyle kolay kazanılacak bir şey yoktur. Bizi bu noktaya getiren gerçekleri söylüyorum. Türkiye’de işsizlik almış başını gidiyor. Dünyaya baktığımız zaman en fazla işsizlik Türkiye’de var, Türkiye’ye baktığımızda ise en fazla işsizlik Zonguldak’ta vardır. Biz geçmişte bu olayı tüm raporlarımıza yazdık. Bunun yanında Zonguldak’ın sorunları çok. İşte siyasetçilerden verdiğinin karşılığını alamayan ve sorunlarla boğuşan bir Zonguldak karışımızda duruyor. Ben bu sorunlarını 37 kez kullandığım TBMM kürsüsünden haykırdım. Alın Türkiye Haritası’nı önünüze koyun, Karadeniz’in tamamına bakın 7 milyon metrekarelik arsa 25 milyon ton kapasiteli iki tane liman yapabilirsiniz arkasına entegre tesisleri yığdığın zaman 10 bin kişi orada çalışabilir. Ama ne yabancıya ne de yerliye veriyorlar. Zonguldak’ın işadamları da yatırım için arsa istiyor ama Hükümet vermiyor. 7 metrekarelik belki de Türkiye’nin bir ikinci GAP’ı olacak arazi siyasetçilerin basiretsizliği nedeniyle yatırım yapmak isteyenlere verilemiyor. Bunu kim yapacak iktidar yapacak, muhalefette yaptıracaktır. Bu noktadan baktığımız zaman Türkiye Değişim Hareketi’nin bize yapılan teklif, İstanbul’da yapılan toplantıyla örtüşmüştür. Geçmişte İl başkanlığı yaptım ve çok kurultaylara gittim ama insanları salonda tutamadık. Bu olay çok farklı, salondakilerin hiçbir şahsi beklentisi yok. Genel Başkan Mustafa Sarıgül, ‘Ankara’ya iktidarın anahtarını almaya gidiyoruz’ demiştir. Bende muhalefet milletvekili olarak, iktidar milletvekili olmayı özledim. Geçmişte ben bu iddiayı göremedim, bu iddia arkadaşlarımla birlikte beni harekete geçirmiştir. İşte bu iddialar bizi Türkiye Değişim Hareketi’yle birleştirmiştir. Bizlerde Türkiye ve Zonguldak’ın sorunlarını çözmek, iktidar olmak için Türkiye Değişim Hareketi’nin kervanına katılmış bulunuyoruz” dedi.
Ziyarette konuşan Türkiye Değişim Hareketi Genel Sekreteri Hasan Aydın da şunları kaydetti:
“Parlamentoda görev yaptık, şunu gördük ki bugünkü mevcut siyaset tablosuyla Türkiye’nin sorunları çözülemez. Çünkü o kadar benzerliler ki, görüntüler farklı olmasına karşın Türkiye’nin sorunlarıyla uzaktan veya yakından ilgilenmemektedirler. Kendi aralarında temel noktalarda anlaşmaktadırlar, anlaşamadıkları tek nokta Türkiye’nin içinde bulunduğu sorunlardır. Yoksa Harun Akın’da bende milletvekiliydim ama o 4,5 yıl bizlere zehir olmuştur ve topluma hizmet etme imkanı maalesef bulamadık. Türkiye’nin bir yeniliğe ihtiyacı vardır. Bir tanesi Laiklik elden gidiyor diyerek yüzde 10’luk barajı almış koymuş cebine bir tanesi başörtüsünün kutsallığını almış cebine koymuş, keyif üzerine keyif yapıyorlar. Bu ülkenin hiçbir ülkeden eksiği yoktur. Bu ülkenin kurtuluşu kendi kutsi değerlerindedir. Türkiye çok ciddi sıkıntılı dönem yaşıyor, bu sıkıntılı dönemin sona ermesi lazım. Genel Başkanımız Mustafa Sarıgül, Türkiye için bir şanstır. Bu arkadaşımız ülkemizi kucaklayabilecek liderlik vasfını taşımaktadır ve vatandaşlarımızın da bizim düşüncede olduğunu gördük. Bizim siyasal düşüncemiz Sivas Kongresi’dir. Sivas Kongresi’nde toplumun herkesin kesiminden insanlar vardı. Bizim içinde hiçbir ayrım yoktur, herkesi kucaklayarak ülke sorunlarının çözümüne talip olduk. Bugünkü siyasetin bir vizyonu yoktur. AK Parti Hükümeti gecen yıl bir bütçe yaptı, sütçe açığını da 10 milyar dolar olarak ortaya koydu fakat Türk Parasıyla 15 milyar lira olan parayı daha Ocak ayında bitirdiler. Türkiye Değişim Hareketi, 2050 yılında Türkiye’yi Dünya’nın ilk 3’ü içine sokacak ve 2023 Avrupa’nın, Avrasya’nın ve Ortadoğu’nun 1’nci ülkesi yapacaktır. Türkiye’nin kömür rezervleri 9 milyar ton olarak açıklanıyor. Kanadalılar ise bu rakamı 30 milyar ton olarak açıklıyor ancak uzaydan yapılan tespitlerle bu rakamlar iki-üç katıdır. Türkiye’nin enerji kaynakları bin yıl yetecek miktardadır ancak bunları maalesef harekete geçirememektedir. Kendi kaynaklarımızı harekete geçirdiğimiz takdirde çözülemeyecek hiçbir sorunumuz yoktur. Bakın bir Ziraat Mühendisi yetiştiremiyoruz, yetiştirdiklerimiz ise pazarlarda limon satıyor. Kamu görevlerimizin kullandığı 450 bin tane aracı, ‘ananızın ak sütü gibi kullanın’ diyerek versek ve 350 bin konutu da içinde oturanlara versek, Türkiye’nin milyon dolarlar karı olur. Bakın satmıyoruz, bedava verirsek bu kadar kazancımız olur. Türkiye sahipsiz olduğu için daha doğrusu Türkiye’yi başına gelenler yönetmek için değil yönetilmek için gelenler hatırlanacağı gibi Başbakan Tayyip Erdoğan’ın oğlunu 2006 yılında bir işadamı okutuyor deniyordu. Başbakan da çıkıp, ‘Kardeşim ne var bunda bir işadamı çıkıp oğlumu okutuyor’ demişti. Hareketimizde kesinlikle saltanatlık olmayacak. Partisini iktidara taşıyamayan Genel Başkan kesinlikle görevine devam edemeyecek” dedi.