
ŞİMDİ KARAR ZAMANI...
03 Nisan 2017 10:19:39
DEMİŞTİK
Bugün 3 Nisan 2017… Yani, 13 gün sonra 16 Nisan Pazar günü ülkemizin yönetimsel kaderini belirleyecek bir oylama için sandığa gideceğiz.
Haber ajanslarından ve televizyon ekranlarından edindiğimiz bilgilere göre gurbetçilerimiz 16 Nisan referandumunun önemini kavramış görünüyor. Soydaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı Almanya’yanın büyük kentlerindeki vatandaşlarımız uzun kuyruklar oluşturarak oylarını kullanıyor.
Gurbetçilerimiz kendilerine oy kullanma haklarının tanınmasından bu yana hiçbir oylamaya bu kadar yoğun ilgi göstermemişti. Bu büyük ilginin temelinde yatan en büyük etken hiç şüphe yok ki “Türkiye’de rejim değişikliği” endişesidir. Yoksa, kimin umurunda milletvekili sayısının 600’e çıkması, 18 yaşındakilere seçilme hakkının verilmesi?..
Artık karar zamanı dedik…
Bu sabah FOX TV’de Gezici Araştırma Şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Murat Gezici “Çalar Saat” programında İsmail Küçükkaya’ya canlı yayın konuğu oldu. Murat Gezici benim hemşehrimdir. Toprağımdır. Severim kendisini. Dürüst bir araştırmacıdır. İşini düzgün yapan ve gerçekten de tarafsız bir kişiliğe sahiptir. Şirketinin yaptığı araştırmalar bugüne kadar genelde doğru çıkmıştır. Yani, abonelerini, müşterilerini ve kamuoyunu yanıltmamıştır.
Murat Gezici bu sabah çok önemli ana başlıklarıyla 16 Nisan referandumu hakkında kamuoyuna net bilgiler aktardı. Son yaptığı anketin künye bilgilerini paylaştıktan sonra %48,7 EVET, %51,3 HAYIR olduğunu söyledi.
Murat Gezici; halen çok ciddi oranda bir kararsız seçmen olduğunu ve bunlarında sandığa gitmeyi düşünmediğini belirtti. Gezici, kararsızların %75’ni sosyal demokrat seçmenlerin teşkil ettiğine dikkat çekti. Bu kesimin de “ben sandığa gitsem ne değişecek, nasıl olsa mevcut iktidarın dediği olacak” şeklinde bir olumsuz algıya kapıldığını söyledi. Murat Gezici’ye göre; bu kesimin sandığa gitmesi durumun da HAYIR oyları %60’ın üzerine çıkacak.
Gezici; 2010 yılındaki referandumda Ak Parti’nin FETÖ destekli saha çalışması ile %58 oranında EVET oyu toplayabildiğini ancak o referandumda da toplam seçmenin %27’sinin “benim oyum bir şeyi değiştirmeyecek” düşüncesiyle sandığa gitmediğini açıkladı. Eğer, söz konusu %27 oranındaki seçmen sandığa gitmiş olsaydı sandıklardan %64,5 HAYIR oyunun çıkacağını net bir şekilde ifade etti.
Benzer bir tablo 10 Ağustos 2014 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde de çıkmamış mıydı? Şöyle bir hatırlayınız o seçimi… Hatırlamanıza gerek bile yok TÜİK verilerini ya da YSK seçim sonuçlarını bir inceleyiniz, bakın neyle karşılaşacaksınız?
Cumhurbaşkanlığı seçiminde de; %26’ya yakın oranda büyük bir seçmen kitlesinin sandığa gitmediğini görmekteyiz. Sormak gerekir; şayet bu seçmenler sandıklara gitmiş olsaydı netice nasıl olacaktı? Mevcut Cumhurbaşkanımız o seçimi %52’lik bir oranla kazanmıştı. O seçimin belirleyicisi de sandık küskünleri olmuştur.
Şimdi tablo ortadadır. Merkez sağ (ANAP, DYP, DP), MHP’nin genel merkez muhalifleri (Meral Akşener, Koray Aydın, Sinan Oğan, Ümit Özdağ), Saadet Partsi, CHP, HDP, Vatan Partisi, FETÖ mağduru Ergenekon ve Balyoz Davası mağdurları, Türkiye Barolar Birliği, binlerce sivil toplum kuruluşu, Sendikalar ve Şehit Anaları Derneği gibi etkili kuruluşlar HAYIR bloğunu oluşturmak suretiyle Anadolu’yu karış karış gezerek milyonları 18 Maddelik değişiklik paketi hakkında bilgilendirmeye çalışıyorlar. 18 Maddenin içeriğini anlatıyorlar. Bu değişikliğin ülke rejimini değiştirmeyi amaçladığını gözler önüne sermeye çalışıyorlar.
Cumhurbaşkanlığı, Ak Parti ve Ak Partili belediyeler ise ellerindeki devlet imkanları ile EVET için adeta büyük bir seferberlik ilan etmiş durumda.
Bütün bunlar olurken; sınırlarımızda Barzani önderliğinde PKK ve PYD gibi terör örgütleri Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğüne karşı 100 yıl öncesine uzanan emperyalizmin gizli ve sinsi planlarını devreye sokmaya çalışıyorlar. Sevr haritasını şöyle bir hatırlayınız… O harita günümüzde tekrar çizilmek isteniyor. Aralarında Sivas’ın da yer aldığı 22 vilayetimizi içine alan sözde Bağımsız Kürdistan kurma heveslerinin tekrar tavan yaptığı bir süreçte 16 Nisan referandumunda bir Türk vatandaşının hangi gerekçeyle sandığa gitmeyeceğini doğrusu çok merak ediyoruz.
Hiçbir sosyal demokratın; sandığa gitmeyerek emperyalizmin ekmeğine yağ süreceğini düşünmek bile istemiyoruz.
Öyle ise, şimdi KARAR ZAMANI….










